Dolar 45,3532
Euro 53,5211
Altın 6.875,62
BİST 15.062,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Paz 23°C
Pts 25°C
Sal 25°C
Çar 21°C

En hayırlı arkadaş kimdir?

En hayırlı arkadaş kimdir?
Haziran 8, 2022 12:26 | Son Güncellenme: Haziran 9, 2022 09:45
102
A+
A-

Ebu Muse’l-Eş’arî’ (r.a.)’nin naklettiğine göre Allah Rasulü (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Birlikte olduğun iyi arkadaşla kötü arkadaş, güzel koku taşıyanla körükçüye benzer. Güzel koku taşıyan kimse, ya sana o kokudan verir veya sen satın alırsın ya da güzel kokusu sana ulaşır. Körükçü ise ya (ateşiyle) elbiseni yakar ya da kötü kokusu seni bulur.” (Buhârî, ez-Zebâih, 31)“

“Arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim, Kişi arkadaşından bellidir, İsin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar. Üzüm üzüme baka baka kararır” atasözlerimiz de bu hadis-i şerifleri özetler niteliktedir. Her zaman iyilerle beraber olmamızı ve kötülerden uzak durmamızı ifede eden ayet-i kerimeler, “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.”(Tevbe, 119), sonumuzun iyilerle birlikte olması duasını bize öğreten (Âl-i İmran, 193) müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmemizi de yasaklamıştır. (Nisâ, 144)

“Allah katında arkadaşların en hayırlısı arkadaşına hayrı dokunandır.” (Tirmizi, Birr, 28) buyuran Allah Rasulü, arkadaşına iyiliği dokunan kimsenin böylece kendisine de iyilik yapmış olacağını ifade etmektedir.

Arkadaş ayna kadar nettir.

Arkadaşının hiçbir ayıbını göstermemezlik etmez. Bunu arkadaşının iyiliği için yapar. Bunu, arkadaşının iyiliği ’ için gizlemez. Arkadaş da ayıbımı gösterdi diye arkadaşa darılmaz. Aynada bakıp yüzündeki isi/pası görenin, aynaya kızmadığı gibi. Çünkü “Mümin müminin aynasıdır.” (Ebû Davud, Edeb, 49)

İyi olan insan kendi iyiliğini arkadaşına yansıtır. “İyiliğin karşılığı ancak iyiliktir.” (Rahman, 60) ilahî hükmü gereğince de ondan iyilikle mukabele görür. Mümin, “kendisi için istediğini kardeşi için de isteyen” (Buhârî, İman, 6) kimse olarak, arkadaşının iyiliğinden başka bir şey düşünemez. O, arkadaş edinme ve dost kazanmanın formülünü, “Kötülüğü en güzel biçimde sav, böylece aranızda düşmanlık bulunan kimse sımsıcak bir dost oluverir.” (Fussılet, 34) buyuran Rabbinden öğrendiği için bu konuda sıkıntı çekmez. Zaten “müminin, kendisiyle ülfet edilebilen, yani sıcak ilişki kurulabilen insan olduğu, bunu beceremeyen kimsede de hayır olmadığı” bildirilmiştir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/400.)

Dostluk ve arkadaşlıkta önemli bir yeri olan sevgide ölçülü olmaktır.

Sevgide aşırılık arkadaşların birbirlerinin hatalarını görmelerine engel olabilir. Onun için, “Bir şeye sevgin seni kör ve sağır eder.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/194.) denilmiş, hayatın akışı içinde gelişen olayların bazen sevgileri nefrete, dostlukları düşmanlığa, dönüştürdüğü gerçeğinden hareketle de, “Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün nefret ettiğin biri olur, nefretinde de ölçülü ol belki bir gün sevdiğin olur.” (Tirmizi, Birr, 60) buyrulmuştur.

Resûl-i Ekrem, hicret etmesini önlemek isteyen müşriklerin kendisine engel olmamaları için yola çıkacağı gece yatağına Hz. Ali’yi yatırmış, ardından Hz. Ebû Bekir’in evine giderek onunla gizlice Mekke’den ayrılıp şehrin dışındaki Sevr mağarasına sığınmış ve takipten kurtulmak için ikisi orada birkaç gün saklanmıştı. Bu sırada bir çift güvercin mağaranın ağzına yuva yapmış, bir örümcek de ağını örerek girişi kapatmış, onları arayanlar, önüne kadar geldikleri halde bu görüntü karşısında içeride kimsenin bulunamayacağını düşünerek mağaraya girmemiş ve oradan ayrılmışlardı. Ancak müşrikler henüz uzaklaşmadan, mağaradaki deliğinden çıkmak isteyen bir yılanın Resûlullah’ı sokmasından endişe eden Hz. Ebû Bekir deliğin ağzını ayağıyla kapatmış, yılan kendisini soktuğu halde sesini çıkarmamıştı. Ayrıca âyette de yer aldığı üzere (et-Tevbe 9/40), bu esnada yakalanacaklarından korkan Hz. Ebû Bekir’e Resûl-i Ekrem, “Üzülme, Allah bizimledir” (Lâ tahzen! İnnellāhe maanâ) demiştir. ,>

Bu cümle yâr-ı gār kavramıyla birlikte edebî metinlerde iktibas, istişhâd, irsâl-i mesel ve telmih suretiyle çokça zikredilmiştir. ,>

Sevr mağarasında ve hicret yolu boyunca karşılaşılan zorluklara Hz. Peygamber’le beraber katlanarak onu korumak için her şeyi göze alan, her türlü fedakârlığı yapan Hz. Ebû Bekir’e Peygamber’in mağaradaki arkadaşı mânasına yâr-ı gār lakabı verilmiştir,>

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.