Dolar 45,3532
Euro 53,5211
Altın 6.875,62
BİST 15.062,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Paz 23°C
Pts 25°C
Sal 25°C
Çar 21°C

6 Şubat’ın en acı görevini üstlenen din görevlileri şahit oldukları anları unutamıyor

6 Şubat’ın en acı görevini üstlenen din görevlileri şahit oldukları anları unutamıyor
Şubat 6, 2024 16:09
240
A+
A-

[ad_1]

Türkiye’de, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde saat 04.17’de 7,7 büyüklüğünde, Elbistan ilçesinde saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Kahramanmaraş’ın yanı sıra Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ’ı vuran asrın felaketinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı.

120 bin kilometre karelik alanda 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiği depremler 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ile mahallede ağır yıkımlara yol açtı.

Tüm kamu kuruluşları, mahalli idareler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin seferber olduğu depremde en acı görevi ise din görevlileri üstlendi.

Diyanet İşleri Başkanlığı koordinesinde bölgeye giden binlerce kadın ve erkek din görevlisi, depremlerde vefat eden vatandaşların teçhiz, tekfin ve defin işlemlerini gerçekleştirdi. Yine bölgede bulunan dini danışman ve manevi rehberler de depremde yakınlarını kaybeden vatandaşların acısını paylaşarak destek oldu.

6 Şubat’ın en acı görevini üstlenen din görevlilerinden Tekirdağ Mimar Sinan Camii İmam Hatibi Tayyar Memiş, o günü Diyanet Haber’e anlattı.

“7 Şubat Salı akşamı 19.30’da Tekirdağ İl Müftümüzün Başkanlığında 40 kişilik ekiple Kahramanmaraş’a doğru yola çıktık ve sabahın erken saatlerinde buz gibi soğuk bir havada Kapıçam Mezarlığında defin işlemlerini yapmak üzere bölgeye vardık. Afetin ilk günleri olduğu için işlerin henüz düzene girmemiş olması sebebiyle; cenaze taşıma, yıkama, kefenleme ve defin işlemleri acilen yapılması gerekiyordu. İlk gün Batı bölgesindeki mezarlıkta çalışmaya başladık. İnsanlar adeta yaşayan bir ölü gibiydi. Cenaze yakınları üçer beşer dizilmiş, cenazesinin başında defin sırasını bekliyordu. Sırada en az 300 cenaze vardı. Uzaktan kalabalık bir grup büyükçe bir cenaze torbası taşıyarak mezarlık alanına doğru geldi. Torbanın büyüklüğü bizi hayrete düşürmüştü. Cenazeyi defnederken, ‘Kardeşim, bu cenaze torbası niye bu kadar büyük duruyor’ diye sorduk. Aldığımız cevap yürekleri sızlatır cinsten di. Zira; ‘Hocam bu torbada 3 çocuk ve onlara sarılmış annelerinin cenazesi var göçük altından bu şekilde çıkardık. Allah onları ayırmamış biz de ayırmayalım diye hepsini aynı kefenin içine koyarak kefenledik. Ne olur siz de ayırmayın.’ dedi. Acıyla yutkunduk ama yapacak bir şey yoktu.

Bir saat sonra bir çocuk cenazesi ve etrafta bir koku Ama nasıl bir koku Bursa’dan gelen Ramazan hocamız cenazeyi göstererek ‘Tayyar hocam bir koklar mısınız?’ dedi. Aman Allah’ım sanki cennet kokusu, miski Amber sardı etrafımızı adeta. Ömrümde hiç böyle bir koku hissetmedim. Mezar kapanana kadar o koku burnumuzdan gitmedi. Hala da o kokuyu unutmuş değilim.

Elinde küçük bir defin torbası ile bir kardeşimiz yanımıza geldi. Onu görünce üzüntüyle, yavrunuz birkaç günlük bebekti herhalde Rabbim sabırlar versin! dedim. ‘Yok hocam! yavrumun sadece ayağını bulabildik böyle defnedilebilir değil mi?’ diye sordu. Düşünün cenazenizin yarısı elinizde diğer yarısı ise nerede bilmiyorsunuz. Allah’ım! Sen sabır ver deyip insanları teskin etmeye çalıştık. O koca yürekli insanların ne kadar sükunetli ve ne kadar vakarlı olduğunu bir kez daha müşahede ettik.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.