DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,07
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Rüzgarlı

Kurban Bayramı’nda kısıtlılık olacak mı? Bakan Koca’dan açıklama

Kurban Bayramı’nda kısıtlılık olacak mı? Bakan Koca’dan açıklama
25.06.2020
48
A+
A-

Koronavirüs Bilim Kurulu’nun saat 17.00’de video konferans yöntemiyle başlayan toplantısı sona erdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından açıklama yaptı.

Sağlık Bakanı Koca’nın açıklamalarından satır başları şöyle:

Haziran ayının üç haftasını geride bıraktık. 1 Haziran’da başlayan normalleşme süreci yakında 1 ayını dolduracak. Koronavirüs salgını konusunda hak edilmiş, dayanağı sağlam bir iyimserlik içindeyiz.

Kontrol dışı olayları hariç tutarsak, bugünkü hayatımız tedbirlere bağlı kalarak planlarımızı uygulayacağımız bir hayattır. Kontrollü sosyal hayatla hayat kalitemiz daha da artacaktır.

Çok yakın zamana kadar sokağa kısıt olmaksızın çıkabileceğimiz günler konusunda endişelerimiz vardı. Her zaman gittiğimiz mekanlar bir daha ne zaman gideceğimizi bilemediğimiz mekanlardı.

Geldiğimiz nokta ileri bir noktadır

Berberimiz, kuaförümüz, pastanemiz, kitapçımız kapalıydı. Hayatın en canlı tarafını gösterdiği alışveriş ortamları eski halinden uzaktı. Hastaneye bile tedavisi ertelenemeyecek durumunda gitmeyi tercih ediyorduk. Geldiğimiz nokta çok şükür ileri bir noktadır.

Durağanlaşan hayat hız kazandı. Bu başarı muhkemleştikçe özlediğimiz ne varsa tek tek geri döneceğiz. Her işin başı sağlık prensibiyle kaldığımız yerdeki yaşama temposuna yaklaşacağız.

Maske ihtiyatlılık değildir, mecburiyettir

Koronavirüsün hayatımızın sevk ve idaresini elimizden alan bir güç olarak çıkmasını sağlamalıyız. Bunun için de hastalık riskine karşı bazı kontrol mekanizmalarını bir süre daha sıkı tutmaya mecburuz. Ağız ve burun yoluyla bulaşan bu virüs başka insanlarla bir arada bulunduğumuz ortamlarda koruyucu maskeyi zorunlu kılıyor. Maske virüsün yayılmasına karşı elzemdir, ihtiyatlılık değildir mecburiyettir.

Bu tedbir aynı sosyal ortamda birbiriyle etkileşim halinde olan kişilerin tamamı tarafından alınmalıdır. Bir ortamda üçümüz takıyor, birimiz takmıyorsak hepimiz az çok risk alıyoruz demektir. Maske kullanmayan kişinin ister yakın mesafede ister ortak mekan ve iş yerinde maske kullananlara karşı sorumluluğu vardır. Maske kullanmamak kişisel hukukun ihlalidir.

Herkesi bu kurala uymaya davet ediyorum. Tedbir alanların üzerimizdeki hakkına riayet edelim. Bu medeni davranışa aynı medeni davranışla karşılık verelim. Bulaşma riskinin söz konusu olamayacağı durumlarda, örneğin bankta denize karşı oturuyorsak maske elbette gerekli değildir. Gerekli durumlarda uygulayalım ki zamanla bıkkınlığa yol açmasın.

Sonbaharda risk beklentisi DSÖ’nün 2 gün önce yaptığı Güney Amerika için yaptığı vaka sayısı bizi uyarıyor. Bıkkınlığa düşmek, rehavete kapılmak riske açılmak anlamına gelir. Bugüne kadar 62 il merkezinde maske mecburiyeti getirilmiştir. Maske tüm Türkiye’de ortak sorumluluğumuzdur.

Bu mecburiyet vakaların arttığı, riskin bariz olduğu, zincirleme bulaşmanın uç verme ihtimali olan yerler için getirilmiştir. Sokağa çıkma kısıtının önemi neyse bugün aynı önemi maske ve mesafe önleminin taşıdığını unutmamalıyız. Bu tedbiri unutmazsak dostça tokalaşacağımız günler elbette yakınlaşır.

Sıcak yaz günlerindeyiz. Bu havada maske kullanmak geçen aylardaki gibi kolay değil. Hepimiz zorluk yaşıyoruz, lütfen sıcaklara yenilmeyelim. Eğer yenilirsek vaka sayısının artışa geçeceğini, yoğun bakıma gideceğini unutmayalım.

İkinci uyarımız salgının ilk günündeki bilgi belirsizliğinden kaynaklanan açıklığa kavuşturmak istiyorum. Koronavirüsün daha çok kış mevsiminde etkili olacağı ileri sürülüyordu. Virüsün yayılma hızında azalma olmamıştır, virüsün hasta etme gücünde azalma olduğu yönünde bilimsel kanı yoktur. Bu iki yanlış kanıyı günlük hayatımıza dayanak yapmamanızı istirham ediyorum.

Üzerinde durmak istediğim diğer nokta büyüklerimizle ilgilidir. Mevcut şartlarda büyüklerimiz, kronik hasta olanlar halen risk grubundadır. Risk grubundakilerin veya onların yakın çevresindekilerin konunun ciddiyetini unutup tedbiri aksatmamalıdır. Lütfen aynı hassasiyeti koruyalım.

Değerli gençler ülkemin tüm yaz günlerinden aydınlık yüzleri. Bilmenizi isterim ki, dünyada iyilik, özgürlük, güzellik adına ne yapılmışsa insanlık için hangi büyük ve ileri adım atılmışsa bunların hepsi sizin yaşınızda kalmayı başarabilenler tarafından yapılmıştır. Bilim,sanat, buluş, icat sizin yaşınızın heyecanlarını, tutkularını ebediyete taşıma işidir. Gençlik bir kez gelir, onu hayatı boyunca sürdürebilenler toplumları, ülkelerini dünyaları değiştirir.

Düşünülenin aksine gelecek bizi ileride beklemiyor, geleceği bize gençler getiriyor. Önümüzde hepimizin heyecanla beklediği iki sınav günü var. Birkaç ay boyunca sizden bazı fedakarlıklar isteyen doktor ağabeyiniz olarak iki günün hayat boyu kutlamaya değer bulacağınız başarı günü olmasını yürekten değer buluyorum.

Günümüzde meslekler kişilerle değer kazanıyor. Zekaya, hayal gücüne, çalışkanlığa tüm meslekler aynı derecede ihtiyaç duyuyor. Pandemi boyunca toplumsal sorumluluğunun yerine getirmekle kalmadınız, örnek oldunuz. Sizlerin de bizlerden beklentileri oldu. Sınava uygun şartların hazırlanması konusunda elimizden geleni yaptık. Bilim Kurulumuz Sınav Tedbir Rehberi hazırladı. Milli Eğitim Bakanlığımız ve ilgili kurumlar hazırlıklarını tamamlayıp sizlerle paylaştı.

Ailelere çağrı

Yakın günlerde yapılan diğer sınavları dikkate almalıyız. Okul girişlerindeki yığılmalarda ailelerin etkili olduğunu biliyorsunuz. Bu sınavda yığılmanın daha az olacağını umuyoruz. Gençlere iştirak edecek aileler olursa kendilerinden sınav merkezinin biraz uzağında beklemelerini, gruplar oluşturmamalarını rica ediyoruz.”

Sınav tarihi üzerinde bazı gündemler oluştu. Tarihin belirlenmesi tek başına bakanlığımızın yetkisi dışında olmakla birlikte ana düşünceyi arz etmek istiyorum. Hepimiz sizlerin yaşadığı sınavları yaşamış kişiler olarak duygularınızı çok iyi anlıyor, içtenlikle saygı duyuyoruz.

DSÖ eylül ayı için risk öngörüsünde bulunuyor

Salgın hastalığı söz konusu olduğunda 1-2 ay sonrasını öngörmek çok zordur. Sınavın ertelenmesi durumunda risk bugünden çok daha büyük olabilirdi. Bugünkü gerekçeler yarın da büyüyebilir. DSÖ’nün Eylül ayı için risk öngörüsünde bulunduğunu konuşmamın başında belirtmiştim. Sınavın meçhul bir zamandansa şimdi yapılmasına ilgili kurullar tarafından öngörülmesi doğru görülmektedir.

Koronavirüse karşı alınacak önlemlerin sağlığımız için alınmış önlemlerin yanısıra ekonomi, ticaret, üretim hayatın her alanında yeniden ivme kazanmak için alınan önlemler olduğudur. Tüm hayatın eski temposuna yaklaşması, vaka sayıların kontrol altında tutulmasına bağlıdır.

Tedbir birbirimize karşı borcumuzdur. Tüm toplumu etkileyen hastalığın kendisini, etkilerini el birliği ile yenmeliyiz. Hepinize saygı ve selamlarımı sunuyorum.

Özellikle yurt dışından gelen hem turistlerin hem de vatandaşlarımızın hangi tedbirlerle gelişini sağlamak üzerine bir görüşme yaptık bakan arkadaşlarımızla. Özellikle 7 merkezde Antalya, Dalaman, İzmir, İstanbul’da iki merkez, Bodrum ve Trabzon olmak üzere test merkezlerini oluşturacağız. Kapıkule ve Sarp gibi sınır kapılarında test merkezini oluşturmuş oluyoruz. Semptomu olan kişilerin hem testlerini yapmak, hem de tedavilerini yapmak suretiyle bir hazırlık yaptık. Ayrıca Türkiye’de 135 merkezde de özellikle bu anlamda uygunluğunu verdiğimiz testler ayrıca zaten yapılmakta.

Dünyada halen birinci dalganın etkisi devam ediyor

İkinci dalgayı yaşamadığımızı rahat söyleyebiliriz. Şu an yaşadığımız birinci dalganın etkilerini görmüş oluyoruz. Dünyada halen birinci dalganın etkisi devam ediyor. Yer yer dalgalanmaların olduğunu görmüş oluyoruz.

Bu dönemde bazı bölgelerimizde vaka sayılarının daha arttığını görüyoruz. Bir ay öncesine göre vaka sayılarımızın artışına rağmen yoğun bakıma giren hasta sayımız, entübe edilen ve vefat eden hasta sayımızın azaldığını görüyoruz. Eskiye göre virüsün etkisinin düştüğü anlamında değil, tedaviyle erken dönem yaklaşımla burada sonucu daha pozitif aldığımızı net söyleyebiliriz.

Şu dönemde birinci dalganın devamını olan dalgalanmaları yaşadığımızı yeni bir ikinci dalga şeklinde olmadığını vaka sayıların yer yer öngördüğümüzden daha fazla olduğunu görüyoruz, ama eskiye göre hastane yükümüzün daha az olduğunu, entübe eden hastamızın vefat etme oranlarının giderek düştüğünü görüyoruz. Her geçen gün vefat eden vatandaşımızın da yaş ortalamasının giderek yükseldiğini görüyoruz.

Vaka sayılarında ise daha önce 41 iken ortalama yaş şu an 32’ye kadar düşmüş oldu. Ön planda vaka sayılarında her geçen gün gençlerde göründüğünü, ortalama yaşın aşağıya doğru indiğini ama hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yaşlarının arttığını görüyoruz. Gençlerimiz kendilerini rahat hissetmemelidirler. Riskli olan özellikle büyüklerimize, kronik hastalığı olanlara bulaştırma potansiyeli taşıdıklarını, riskli olan vatandaşlarımızın kendilerini korumalarını tekrar hatırlatmak istiyorum.”

Özellikle dünyada benzer şekilde büyük ölçekte yapılan başka çalışmanın olmadığını 153 bin kişiyi PCR, antikor taramasından geçirdiğimizi; bulaşıcılık, taşıyıcılık oranımızı hem de bu anlamda antikor bağışıklık oranımızı tespit etme açısından önemli olduğunu söylemiştim. 153 bin kişinin taranan 118 bin oldu. 118 bin içinde PCR taramasıyla pozitif bulduğumuz oran binde 2.8. Son derece düşük.

Toplumun bağışıklığı yüzde 1’in altında

Yine aynı zamanda antikor testi yapıyoruz. Bu ise şu dönemde binde 8.1. Yani toplumun bağışıklığı yüzde 1’in altında. Bazı illerimizde bunun biraz daha yüksek olduğunu biliyoruz. Adıyaman yüzde 3, İstanbul’da yüzde 3’ün üzerinde. Toplamda 0.81.

Birçok kimsenin toplum bağışıklığı anlamında yüksek oranlar beklediği, bağışıklığın giderek arttırılmasının anlamlı olduğunu düşündüğü noktada biz bu çalışmayla toplum bağışıklığının kolay gelişmediğini görüyoruz. Toplum bağışıklığının oluşması için yüzde 60-65’ler hedeflenirken 60-70 kat benzer pandemi yaşamayı gerektiriyor. O nedenle herkesin tedbirlere önem vermesi gerektiği ortada. Yani aşı gelişmedikçe, yaygın aşı yapılmadıkça bu tarz pandemi sonrası bağışıklıkla toplum bağışıklığının olamayacağını görmüş oluyoruz.

Hepimiz tedbirler noktasında hassas olmalıyız. Virüsten korunmanın en bariz yönü maskeyi takıyor olmak, mesafeyi korumak. O nedenle biz virüsten korumak istiyorsak, kendimizi potansiyel virüs taşıyıcısı gibi görüp bu iki tedbire ve el hijyenine devam etmeliyiz. Herkesin yaygın test yapma çabası içinde olmaması gerekiyor. Toplumda bu kadar düşük oranda bildikten sonra. Belirtisi olan kişilerin test yaptırmak,sağlık kuruluşuna müracaatı daha çok önemli.

Bakanlık olarak klinik araştırmayı sürdürme çabası içinde olacağız

Türkiye’de özellikle 4 tane hayvan çalışmasına başlandığını biliyoruz. Bu konuda TÜBİTAK ve TUSEB’in desteği var. Hayvan çalışmalarının tamamlanması sonucu klinik döneme gelinmiş olacak. Bakanlık olarak klinik araştırmayı sürdürme çabası içinde olacağız. Devam eden çalışmalarla ilgili sonuçların iyi olduğunu, insan çalışmalarına zannediyorum Eylül-Ekim’den önce gelmek şu an için zor görünüyor.

Biz Türkiye olarak Rusya ile görüşmelerimiz olmuştu. Bu çalışmalarla Rusya ve Çin’le görüşme yapıldı. Aşı çalışmalarını birlikte özellikle klinik çalışma safhasında birlikte yapma noktasında genel bir yaklaşım içindeyiz. Rusya ile daha ileride olduğumuzu söyleyebilirim. Dünyada Çin’in önde olduğunu, İngiltere’de ikinci faza geçildiğini biliyoruz. Daha net önümüzdeki bir iki ay içinde sonuç alınacak yaklaşımda olmamalıyız. 4-6 ay önce aşı gelişiminin olacağını söylemek zor.

Şu ana kadar somut, bilimsel mutasyon olduğuna dair bilgi yok. Farklı virüs çeşitlerinin olduğunu biliyoruz. 2 ay önce de söylemiştim. Virüs izolasyonunun bakanlığımızca yapıldığı dönemde Ortadoğu, Amerika’dan gelen virüsün farklılığını söylemiştim. Ama virüsün virülansında herhangi bir değişikliğin göstermediğini söylemiştim. Mutasyon her zaman olabilir ama şu an somut bilgi yok.

Vaka sayılarının binin üzerinde olduğunu görüyoruz. Vefat sayılarımızın eskiye göre düşük olduğunu görüyoruz. Hastane yükümüzün ve yoğun bakım yükümüzün az olduğunu görüyoruz.

Önümüzdeki dönemde yeni bir kısıtlamayı Bilim Kurulu’nda gündemimize almadık, doğrusu şu an düşünmüyoruz. Bu döneme kontrollü sosyal hayat dönemi demiştik. Özellikle bu hayatın tedbirlerle devamını önemsiyoruz. Tedbirlere uyduğumuz oranda tehdit ortadan kalkar. Bu dönemde normal hayatımıza devam ederken virüsle karşılaşmamanın yolu maske, mesafe ve el temizliğine özellikle dikkat ederek, eskiden olduğu gibi yasaklı dönemlerin olmaması ki, düşünmüyoruz. Belki iller, ilçeler, köyler bazında bu anlamda birtakım benze kısıtlamalar il hıfzısıhha kurulları alabilirler. Ama şu anda kısıtlama gündemimizde olmadı.

Özellikle Bilim Kurulumuz turistik tesislerle, otellerle ilgili uygulanması gereken kuralları çok net ortaya koydu. Sertifikasyona Turizm Bakanlığı ile birlikte geçildi. Sertifikasyona geçilmeyen yerlerde zaten kabulü olmuyor. Yurt dışından gelen turistlerin veya bizim yurt dışında olan vatandaşlarımızla ilgili hepsini sağlık taramasından mutlak geçiriyoruz.

Herhangi bir hastalık bulgusu olduğunda testini yapmayı, sağlık kuruluşunda tedavisi dahil olmak üzere yapı oluşturduk. Ücretini gündem yapmamak dahil olmak üzere sağlık hizmetini herkese verme çabası içinde olacağız. Bu anlamda ilgili turistik yerlerin ve otellerin alınması gereken tedbirleri de zaten yakından takip edilecek. Oralarda da pozitif bulunan vakalara nasıl davranılması gerektiği, o ortamdan uzaklaştırılıp nerede izole edilmeleri gerektiği konusuna kadar her bölge için ayrı ayrı tedbirler alındı, o anlamda sorun yaşanmayacağı düşünüyoruz.”

Kurban Bayramı’nda kısıtlılık olacak mı?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Kurban Bayramı’nda doğrusu bir kısıtlılık olabileceğini şimdiden söylemem zor. Ama kısıtlılığın büyük oranda Ramazan’da olduğu gibi olmayacağı kanaatindeyim.” ifadelerini kullandı.

Bakan Koca, 24 Haziran bilançosunu paylaştı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 24 Haziran günü itibari ile son 24 saatte gerçekleşen koronavirüsle ilgili ölüm ve toplam vaka sayısını açıkladı. Bakan Koca, verileri Sağlık Bakanlığı Korona Tablosunun görseliyle duyurdu.

1593019060 08f3f4 Kurban Bayramı'nda kısıtlılık olacak mı? Bakan Koca'dan açıklama 1

kaynak: Yeni Akit

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.